Type any word!

"gush" in Turkish

fışkırmakcoşmak (duygular için)

Definition

Bir sıvının veya duygunun aniden ve bolca dışarıya çıkması, taşması.

Usage Notes (Turkish)

'Gush' gayriresmi ve abartılıdır; hem sıvılar (su, kan) hem de aşırı coşkulu ifadeler için kullanılır. Yavaş veya kontrollü bir durum anlatılmaz.

Examples

Water began to gush from the broken pipe.

Kırık borudan su **fışkırmaya** başladı.

Blood gushed out of his wound.

Yarasından kan **fışkırdı**.

Tears gushed down her cheeks when she heard the news.

Haberi duyunca yanaklarından **gözyaşları fışkırdı**.

He couldn't help but gush about his new puppy to everyone.

Yeni yavru köpeği hakkında herkese **coşkuyla bahsetmeden** duramadı.

Oil gushed from the well after years of drilling.

Yıllarca süren sondajdan sonra kuyu’dan yağ **fışkırdı**.

"Wow, you don't have to gush so much!" she laughed after all his compliments.

"Vay, bu kadar **fışkırmana** gerek yok!" dedi, tüm iltifatlarından sonra gülerek.