Type any word!

"gunfight" in Turkish

silahlı çatışma

Definition

İki ya da daha fazla kişinin silahlarla karşılıklı olarak çatıştığı, genellikle kısa ve yoğun geçen bir savaştır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok filmlerde, kovboy hikâyelerinde veya polisle suçlular arasındaki olay haberlerinde kullanılır. 'Gunfight broke out' ifadesi aniden başlayan silahlı çatışmayı anlatır. Tek taraflı saldırı değil, karşılıklı çatışmadır.

Examples

The two gangs had a gunfight in the street.

İki çete sokakta **silahlı çatışmaya** girdi.

Many Western movies end with a big gunfight.

Birçok kovboy filmi büyük bir **silahlı çatışma**yla biter.

A gunfight broke out between the police and the robbers.

Polis ve soyguncular arasında **silahlı çatışma** çıktı.

Nobody expected the bank robbery to turn into a dramatic gunfight.

Kimse banka soygununun dramatik bir **silahlı çatışmaya** dönüşeceğini beklemiyordu.

After a tense standoff, the suspects surrendered without a gunfight.

Gergin bekleyişten sonra şüpheliler herhangi bir **silahlı çatışma** olmadan teslim oldu.

That movie scene with the epic gunfight was incredible!

O filmdeki destansı **silahlı çatışma** sahnesi inanılmazdı!