"growl" in Turkish
Definition
Köpek veya başka bir hayvanın çıkardığı düşük, derin ve öfkeli ses çıkarmak. İnsanlar da öfkeli ve kalın bir sesle konuşunca bu fiil kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle hayvanlar, özellikle köpekler için kullanılır; ama öfkeli konuşan insanlar için de uygundur. 'growl at' veya 'low growl' gibi ifadelerde görülür. İnce ve tiz sesler için kullanılmaz.
Examples
The dog began to growl when it saw the stranger.
Köpek yabancıyı gördüğünde **hırlamaya** başladı.
I heard a growl coming from behind the fence.
Çitin arkasından bir **hırlama** duydum.
Bears sometimes growl loudly in the forest.
Ayılar bazen ormanda yüksek sesle **hırlar**.
His stomach growled during the meeting because he skipped breakfast.
Kahvaltıyı atladığı için toplantıda karnı **guruldadı**.
"Don’t growl at me—I’m just trying to help," she said softly.
"Bana **hırlama**—sadece yardım etmeye çalışıyorum," diye yumuşakça söyledi.
The cat let out a warning growl when I tried to pet it.
Kedi onu sevmeye çalışınca bana bir uyarı **hırlaması** yaptı.