"growing" in Turkish
Definition
Zamanla boyutu, sayısı, gücü veya önemi artan şey için kullanılır. Ayrıca bitkiler, çocuklar veya canlılar için doğal olarak gelişmesini de ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Sıklıkla isimlerden önce gelir: 'growing problem', 'growing interest' gibi. Bitkiler veya canlılar için fiziksel büyümeyi, soyut kavramlar için ise artmayı ifade eder.
Examples
There is a growing need for clean water.
Temiz suya olan **büyüyen** bir ihtiyaç var.
The growing plant needs more sun.
**Büyüyen** bitkinin daha fazla güneşe ihtiyacı var.
She has a growing interest in music.
Onun müziğe karşı **artan** bir ilgisi var.
We're seeing growing pressure from customers to lower prices.
Fiyatları düşürmemiz için müşterilerden gelen **artan** bir baskı görüyoruz.
There's a growing sense that things need to change.
Bir şeylerin değişmesi gerektiğine dair **artmakta olan** bir his var.
As the kids are growing, we have to buy new clothes every few months.
Çocuklar **büyüdükçe** her birkaç ayda bir yeni kıyafet almak zorunda kalıyoruz.