"grow" in Turkish
Definition
Zamanla daha büyük, uzun, yaşlı veya gelişmiş hale gelmek. Ayrıca bitki ya da ürün yetiştirmek veya bir şeyin yavaşça artmasını ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'grow up' yetişkin olmak; 'grow into' bir şeye uygun hale gelmek; 'grow out of' bir şeyden vazgeçmek veya büyüyüp sığmamak. 'grow' doğal değişimi, 'raise' ise çocuk yetiştirmeyi ifade eder. Sebze/destek/bitki ve sakal için 'grow' kullanılır.
Examples
Children grow very fast.
Çocuklar çok hızlı **büyür**.
Tomatoes grow well in this garden.
Bu bahçede domatesler iyi **büyür**.
They grow rice on their farm.
Çiftliklerinde pirinç **yetiştirirler**.
I want to grow my own herbs this summer.
Bu yaz kendi otlarımı **yetiştirmek** istiyorum.
Sales grew a lot after the new ad campaign.
Yeni reklam kampanyasından sonra satışlar çok **arttı**.
He really grew into the role over time.
Zamanla gerçekten bu role **alıştı**.