"groves" in Turkish
Definition
Yakın mesafede bir arada yetişen, genellikle küçük ağaç gruplarıdır; bazen meyve veya gölge için ekilirler.
Usage Notes (Turkish)
'Koruluk' çoğunlukla betimleyici ya da edebi bağlamda geçer. 'Orman'dan daha küçüktür. 'Meyve bahçesi' ile karıştırılmamalıdır.
Examples
There are many orange groves in this region.
Bu bölgede çok sayıda portakal **koruluğu** vardır.
The picnic was held in the shady groves near the river.
Piknik, nehir kenarındaki gölgeli **koruluklarda** yapıldı.
They walked through the olive groves every morning.
Her sabah zeytin **koruluklarının** içinden yürürlerdi.
Hidden among the ancient groves, the cottage felt magical at sunset.
Eski **koruluklar** arasında gizli kalan kulübe, gün batımında büyülü görünüyordu.
Local farmers take great care of their lemon groves.
Yerel çiftçiler limon **koruluklarına** büyük özen gösteriyor.
During spring, the groves fill with the sound of birds and the scent of blossoms.
İlkbaharda **koruluklar** kuş sesleri ve çiçek kokusuyla dolar.