"grovel" in Turkish
Definition
Birinin hoşuna gitmek veya affını kazanmak için kendini aşağılamak ya da gururunu kaybetmek pahasına yalvarmak.
Usage Notes (Turkish)
Aşağılama ve gurur kaybı anlamı taşır; sıradan ya da içten özürlerde kullanılmaz, daha çok eleştirel bağlamda geçer.
Examples
He started to grovel when he realized his mistake.
Hatasını fark edince **yalvarmaya** başladı.
You don't have to grovel to get their forgiveness.
Onların affını almak için **yalvarmana** gerek yok.
Why do you grovel in front of him all the time?
Neden sürekli onun önünde **küçülüyorsun**?
He was practically on his knees, groveling for a second chance.
Neredeyse diz çöküyordu, ikinci bir şans için **yalvarıyordu**.
Don't grovel before your boss just to get a promotion.
Sadece terfi almak için patronunun önünde **yalvarma**.
If you keep groveling, people won't respect you.
Sürekli **yalvarırsan**, kimse sana saygı duymaz.