Digite qualquer palavra!

"groove" em Turkish

oyukgroove (müzik)alışkanlık (rutin)

Definição

Oyuk, bir yüzeyde uzun ve dar bir çentik veya izdir. Gayri resmi olarak, müzikte güçlü bir ritmi ya da konforlu bir rutini de anlatır.

Notas de Uso (Turkish)

Teknik olarak 'oyuk' fiziksel çentiktir, ama müzikte tempo için ve günlük rutinde kolaylık hissetmek için de kullanılır. 'grove' (küçük ağaç topluluğu) ile karıştırmayın.

Exemplos

The vinyl record has a small groove.

Plak üzerinde küçük bir **oyuk** var.

She traced her finger along the groove in the table.

Masadaki **oyuğu** parmağıyla takip etti.

After a few days, I found my groove at work.

Birkaç gün sonra, işte kendi **alışkanlığımı** buldum.

That band really knows how to find the groove and get the crowd dancing.

O grup gerçekten **groove**u bulup insanları dans ettirmeyi biliyor.

Once you get into the groove, the task feels a lot easier.

Bir kez **alışkanlık** kazanınca, görev çok daha kolay geliyor.

There's a deep groove worn into the floor from years of walking.

Yıllarca yürümekten zeminde derin bir **oyuk** oluşmuş.