"grip" in Turkish
Definition
Bir şeyi sıkıca tutmak ya da kavramak anlamına gelir. Ayrıca kontrol veya hâkimiyeti belirtmek için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Fiziksel olarak bir şeyi tutmak için sıkça kullanılır; 'sapı daha iyi tut', 'tutuşunu kaybet'. Duygusal ve mecazi anlamda da ('korku sardı') kullanılabilir.
Examples
Please grip the bottle tightly so it doesn’t fall.
Şişe düşmesin diye lütfen sıkı **tutun**.
He lost his grip on the rope.
Halı üzerinde **tutuşunu** kaybetti.
These shoes have good grip on wet floors.
Bu ayakkabıların ıslak zeminde güzel bir **tutuşu** var.
I could barely grip the pen because my hands were so cold.
Ellerim o kadar soğuktu ki kalemi zar zor **tutabiliyordum**.
Fear gripped him when he heard the noise downstairs.
Aşağıda bir ses duyunca korku onu **sardı**.
Hang on, I need to get a better grip before I lift this box.
Dur, bu kutuyu kaldırmadan önce daha iyi bir **tutuş** sağlamam lâzım.