"grinding" in Korean
Definition
Bir şeyi ezerek veya sürterek küçük parçalara ya da toza dönüştürmek. Ayrıca rahatsız edici, gıcırdayan bir sesi de ifade edebilir.
Usage Notes (Korean)
Kahve çekmek veya buğday öğütmek gibi fiziksel eylemler için kullanılır. Kötü veya rahatsız edici sesler için de yaygındır. Oyunlarda sürekli tekrar eden işleri tanımlar. 'Grinding pain' yoğun ve sürekli acıdır.
Examples
She hears the grinding of the machine every morning.
O her sabah makinenin **gıcırdayan** sesini duyar.
The workers are grinding wheat into flour.
İşçiler buğdayı **öğütüp** una çeviriyor.
There was a grinding sound coming from the car.
Arabadan bir **gıcırdayan ses** geliyordu.
He spent hours grinding away at his homework.
Saatlerce ödevine **yorulmadan çalıştı**.
The grinding pain in his back wouldn’t go away.
Sırtındaki **sürekli acı** bir türlü dinmedi.
Players get tired of grinding for hours in that video game.
Oyuncular, o video oyununda saatlerce **tekrar tekrar uğraşmaktan** yoruluyor.