"grimes" in Turkish
Definition
'Grimes', bir yüzeyde biriken birden fazla kir ya da pislik tabakasını ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada nadiren kullanılır; 'grime' daha yaygındır. Genellikle betimleyici metinlerde görülür. Müzisyen Grimes ile karıştırılmamalıdır.
Examples
You can see grimes collected in old corners of the house.
Evin eski köşelerinde **pislikler**in toplandığını görebilirsiniz.
After months of construction, the floors were covered in thick grimes.
Aylarca süren inşaattan sonra zeminler kalın **kir tabakalarıyla** kaplandı.
There were grimes on the window sill after the storm.
Fırtınadan sonra pencere pervazında **kir tabakaları** vardı.
He tried to scrub the grimes from his hands.
Ellerindeki **kir tabakalarını** ovup çıkarmaya çalıştı.
It took a lot of effort to remove the stubborn grimes from the kitchen tiles.
Mutfak fayanslarından inatçı **kir tabakalarını** çıkarmak çok emek istedi.
They discovered layers of old grimes beneath the wallpaper.
Duvar kağıdının altında eski **pislikler**in katmanları buldular.