"grief" in Turkish
Definition
Keder veya yas, birini veya önemli bir şeyi kaybettikten sonra hissedilen derin üzüntü ve acıyı ifade eder. Genellikle ölümle veya büyük bir kayıpla bağlantılıdır.
Usage Notes (Turkish)
'Keder' veya 'yas' daha ağır ve resmi durumlardaki hüzün için kullanılır; sıradan 'üzüntü'den daha yoğundur. 'Keder hissetmek', 'keder ifade etmek', 'kederden sarsılmak', 'yas dönemleri' gibi kalıplarda görülür. 'Grievance' (şikâyet) ile karıştırmayın.
Examples
She felt deep grief after her father died.
Babası öldükten sonra derin bir **keder** hissetti.
His face showed grief and shock.
Yüzünde **keder** ve şaşkınlık vardı.
People express grief in different ways.
İnsanlar **keder**ini farklı şekillerde ifade eder.
The whole family is still dealing with grief, so please be patient with them.
Tüm aile hâlâ **yas** ile başa çıkmaya çalışıyor, lütfen sabırlı olun.
Sometimes grief hits you when you least expect it.
Bazen **keder** sizi en beklemediğiniz anda yakalar.
There is no right way to go through grief.
**Yas** sürecini yaşamanın doğru bir yolu yoktur.