"greet" in Turkish
Definition
Birisiyle karşılaştığınızda ona ‘merhaba’ diyerek veya sıcak bir şekilde karşılayarak selam vermek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle karşılaşmanın başında kullanılır ve resmî ya da nötr bir ifadedir. 'Birine gülümseyerek selam vermek' gibi kalıplarla sık geçer. Sadece hareket (ör. el sallama) için kullanılmaz.
Examples
She always greets her neighbors in the morning.
Sabahları komşularını her zaman **selamlar**.
The teacher greeted the students with a smile.
Öğretmen, öğrencileri bir gülümsemeyle **selamladı**.
Please greet our guests when they arrive.
Lütfen misafirlerimiz geldiğinde onları **selamlayın**.
He barely looked up to greet me at the door.
Kapıda beni **selamlamak** için zar zor başını kaldırdı.
At big events, it's polite to greet everyone before you sit down.
Büyük etkinliklerde oturmadan önce herkesi **selamlamak** kibarlıktır.
The puppy jumped up to greet its owner with excitement.
Yavru köpek, sahibini heyecanla **selamlamak** için zıpladı.