"greatest" in Turkish
Definition
‘En büyük’ ya da ‘en iyi’, bir grup içindeki en önemli, en etkileyici veya en başarılı kişiyi ya da şeyi ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
‘Greatest’ çoğunlukla başarı, kalite veya etkiyi anlatır; 'biggest' sadece boyuta işaret eder. 'The greatest film' kalite açısından en iyi filmi belirtir.
Examples
This is the greatest day of my life.
Bu, hayatımdaki **en büyük** gün.
She is one of the greatest singers in the world.
O, dünyanın **en iyi** şarkıcılarından biridir.
That was his greatest mistake.
Bu, onun **en büyük** hatasıydı.
Many people still argue about who the greatest athlete of all time is.
Hâlâ birçok insan, tüm zamanların **en büyük** sporcusunun kim olduğunu tartışıyor.
Honestly, the greatest thing about this job is the people.
Açıkçası, bu işteki **en iyi** şey insanlar.
Winning that award was the greatest moment of her career.
O ödülü kazanmak, onun kariyerindeki **en büyük** andı.