"gravy" in Turkish
Definition
Et suyundan yapılan, kıvamlı ve tuzlu bir sostur; genellikle et ve patatesle servis edilir. Ayrıca fazladan olan ekstra veya kolay kazanç anlamında da kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'gravy' kavrulmuş et ve patates püresiyle sunulur. 'it's all gravy' ifadesi, her şeyin yolunda veya fazladan bir avantaj anlamına gelir.
Examples
I like mashed potatoes with gravy.
Püreyi **gravy sosu** ile yemeyi severim.
She poured gravy over the chicken.
Tavuğun üzerine **gravy sosu** döktü.
Can you pass the gravy, please?
**Gravy sosu**yu uzatır mısın, lütfen?
When I got a bonus at work, it was all gravy!
İş yerinde prim aldığımda, hepsi **gravy sosuydu**!
Making gravy from scratch takes practice.
Evde sıfırdan **gravy sosu** yapmak pratik gerektirir.
'Don't worry about the small stuff—it's all gravy from here.'
Küçük şeyleri dert etme—buradan sonrası tamamen **gravy sosu**.