"grandstand" 的Turkish翻译
释义
Ana tribün, spor müsabakaları, yarışlar veya şovlar gibi etkinliklerde seyirciler için ayrılmış büyük ve genellikle üstü kapalı oturma alanıdır. Ayrıca ilgi çekmek için gösterişli davranışlarda bulunmayı da ifade edebilir.
用法说明(Turkish)
'Ana tribün' ifadesi oturma alanını belirtir ve tarafsızdır. Fiil olarak kullanıldığında ('grandstand yapmak'), dikkat çekmek için abartılı davranış anlamına gelir ve genellikle küçümseyici şekilde kullanılır. 'Stands' ve 'bleachers' ile karıştırmayın.
例句
We sat in the grandstand to watch the football match.
Futbol maçını izlemek için **ana tribün**de oturduk.
The grandstand is covered, so we didn't get wet in the rain.
**Ana tribün** kapalı olduğu için yağmurda ıslanmadık.
The race started in front of the grandstand.
Yarış, **ana tribün**ün önünde başladı.
He's just grandstanding for the cameras — he doesn't really care.
O, kameralar için sadece **gösteriş yapıyor** — aslında umursamıyor.
From the grandstand, you get the best view of the entire track.
Tüm pistin en iyi manzarasına **ana tribünden** sahip olursunuz.
Some politicians like to grandstand during debates instead of discussing real issues.
Bazı politikacılar gerçek konuları tartışmak yerine tartışmalarda **gösteriş yapmayı** sever.