"goner" in Turkish
Definition
Artık kurtarılması mümkün olmayan, tamamen çaresiz veya başarısızlığa/ölüme mahkum kişi ya da şey.
Usage Notes (Turkish)
Gayriresmî bir kelime; genellikle konuşma dilinde ve ciddi, zor durumlarda kullanılır. Önemsiz olaylar için değil, büyük tehlikeler için uygundur. Çoğunlukla isim olarak geçer.
Examples
After the crash, everyone thought he was a goner.
Kazadan sonra herkes onun bir **umutsuz vaka** olduğunu düşündü.
The plant looked like a goner, but it started growing again.
Bitki **umutsuz vaka** gibi görünüyordu ama tekrar büyümeye başladı.
He was sure he was a goner in that storm.
O fırtınada **umutsuz vaka** olduğunu düşünüyordu.
When I saw the car coming, I thought I was a goner.
Arabayı gelirken görünce kendimi **umutsuz vaka** sandım.
I was so sick last week, I felt like a goner.
Geçen hafta çok hastaydım, kendimi **umutsuz vaka** gibi hissettim.
Without a map in the desert, you're a goner.
Çölde haritasız kalırsan **umutsuz vaka** olursun.