"godforsaken" in Turkish
Definition
Çok uzak, terk edilmiş, huzursuz ve yaşanması zor olan yerler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok olumsuz ve dramatik şekilde yerler (köy, kasaba, yol vb.) için kullanılır; insanlar için kullanılmaz. Eski tarz bir ifadedir.
Examples
We got lost in a godforsaken village last night.
Dün gece **tanrı'nın unuttuğu** bir köyde kaybolduk.
He had to fix his car in that godforsaken place.
Arabasını o **tanrı'nın unuttuğu** yerde tamir etmek zorunda kaldı.
It's a godforsaken road in the middle of nowhere.
Burası hiçbir yerin ortasında **tanrı'nın unuttuğu** bir yol.
How did you even find this godforsaken café?
Bu **tanrı'nın unuttuğu** kafeyi nasıl buldun?
I can't believe we have to spend the night in this godforsaken motel.
Bu **tanrı'nın unuttuğu** motelde gece geçirmek zorunda olmamıza inanamıyorum.
This godforsaken weather makes it impossible to enjoy anything.
Bu **tanrı'nın unuttuğu** hava hiçbir şeyden zevk almamı engelliyor.