"glimmer" in Turkish
Definition
Zayıf, hafif bir ışık veya umut ya da anlayış gibi bir şeyin küçük bir işareti.
Usage Notes (Turkish)
Hem ışık hem de duygu anlamında kullanılabilir. 'a glimmer of hope' gibi kalıplarda umut veya hislerin az olduğunu vurgular.
Examples
A glimmer of light shone through the window.
Pencereden bir **hafif parıltı** parladı.
She felt a glimmer of hope when she heard the news.
Haberleri duyunca içinde bir **umut kıvılcımı** hissetti.
There was a glimmer in his eyes.
Gözlerinde bir **parıltı** vardı.
Just when we were about to quit, a glimmer of an idea appeared.
Tam pes edecekken bir **fikir kıvılcımı** oluştu.
I could see a glimmer of understanding on her face.
Yüzünde bir **anlayış parıltısı** gördüm.
The candle's glimmer made the room feel cozy.
Mumun **hafif parıltısı** odayı samimi yaptı.