아무 단어나 입력하세요!

"gleaming" in Turkish

parlayanışıl ışıl

Definition

Yüzeyi parlak ve tertemiz şekilde ışık saçan ya da yansıtan bir şeyi anlatır. Genellikle yeni, temiz ya da çok iyi parlatılmış şeyler için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'parlayan araba', 'ışıl ışıl gözler' gibi temiz ve parlak nesneler için kullanılır. Işık yansıtmayan şeyler ile kullanılmaz.

Examples

The floor was gleaming after it was cleaned.

Temizlendikten sonra zemin **parlayan** oldu.

She gave him a gleaming smile.

Ona ona **ışıl ışıl** bir gülümseme verdi.

The gleaming car stood out in the parking lot.

Otoparkta **parlayan** araba hemen fark edildi.

His shoes were so gleaming you could see your reflection in them.

Ayakkabıları o kadar **parlıyordu** ki, kendini görebiliyordun.

The city skyline looked amazing under the gleaming lights.

Şehir silüeti **ışıl ışıl** ışıklar altında harika görünüyordu.

He wore a gleaming watch that caught everyone’s eye.

O, herkesin dikkatini çeken **parlayan** bir saat takıyordu.