"giggle" in Turkish
Definition
Genellikle komik veya utanç verici bir durumda, sessizce ve hafifçe gülmek.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan bir kelimedir ve genellikle çocuklar veya grup içinde hafifçe gülenler için kullanılır. 'have a giggle', 'start to giggle' gibi ifadelerde geçer.
Examples
The children giggle during the funny movie.
Çocuklar komik film sırasında **kıkırdadı**.
She tries not to giggle in class.
Ders sırasında **kıkırdamamaya** çalışıyor.
When I'm nervous, I sometimes giggle.
Gergin olduğumda bazen **kıkırdarım**.
They couldn't stop giggling at the teacher's joke.
Öğretmenin şakasına **kıkırdamaktan** kendilerini alamadılar.
Sarah let out a giggle when her phone buzzed.
Telefonu titreyince Sarah bir **kıkırdama** yaptı.
We had a good giggle over those silly pictures.
O aptalca fotoğraflara çok **kıkırdadık**.