"geographic" in Turkish
Definition
Bir yerin veya bölgenin fiziki özellikleri, konumu ya da görünümüyle ilgili.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok akademik ve resmi bağlamlarda ('geographic location', 'geographic area' gibi) kullanılır. 'Geographical' ile anlamı aynıdır ancak 'geographic' biraz daha az resmidir.
Examples
Mapmakers use geographic information to make accurate maps.
Haritacılar doğru haritalar oluşturmak için **coğrafi** bilgileri kullanır.
Africa has many different geographic regions.
Afrika’da birçok farklı **coğrafi** bölge vardır.
Climate depends on geographic location.
İklim, **coğrafi** konuma bağlıdır.
Her research focuses on the geographic spread of languages over time.
Onun araştırması, dillerin zaman içindeki **coğrafi** yayılımına odaklanıyor.
There's a huge geographic difference between living in the mountains and on the coast.
Dağda yaşamakla sahilde yaşamak arasında büyük bir **coğrafi** fark var.
We use geographic data to plan where to build new schools.
Yeni okul inşa edeceğimiz yerleri planlamak için **coğrafi** verileri kullanıyoruz.