"gazing" in Turkish
Definition
Birisine ya da bir şeye, genellikle hayranlık, ilgi veya derin düşünceyle uzun süre bakmak.
Usage Notes (Turkish)
'Gazing', sıradan 'bakmak'tan daha derin duygu ya da hayranlık belirtir ve çoğunlukla şiirsel veya resmi bir anlatımda tercih edilir. 'gazing at the stars', 'gazing into someone's eyes' gibi örneklerde olduğu gibi. 'Staring' ise kaba görünebilir.
Examples
She was gazing at the sunset.
O, gün batımına doğru **dikkatle bakıyordu**.
The child stood gazing out the window.
Çocuk, pencereden dışarıya **dalgın dalgın bakıyordu**.
They spent hours gazing at the stars.
Saatlerce yıldızlara **dikkatle baktılar**.
He sat there gazing into space, lost in thought.
O, düşüncelere dalmış halde orada oturup boşluğa **dalgın dalgın bakıyordu**.
She caught him gazing at her from across the room.
Onun, odanın karşısından kendisine **dikkatle baktığını** fark etti.
We lay on the grass, just gazing up at the clouds.
Çimenlere uzanıp sadece bulutlara **dikkatle baktık**.