"gauges" in Turkish
Definition
Bir şeyin miktarını, düzeyini veya değerini ölçen ya da gösteren araç veya cihazlardır. Genellikle araçlarda, sanayide ya da bilimsel ekipmanlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'dashboard gauges', 'basınç göstergeleri' gibi ifadelerde geçer ve çoğul olarak kullanılır. Bir şeyi tahmin etmek anlamıyla karıştırmayın.
Examples
The car's dashboard has several gauges for speed and fuel.
Arabanın gösterge panelinde hız ve yakıt için birkaç **gösterge** vardır.
Engineers use special gauges to measure thickness.
Mühendisler kalınlığı ölçmek için özel **ölçüm aletleri** kullanır.
Many gauges in the lab show pressure and temperature.
Laboratuvarda birçok **gösterge** basınç ve sıcaklığı gösterir.
The mechanic checked all the gauges before starting the engine.
Tamirci, motoru çalıştırmadan önce tüm **göstergeleri** kontrol etti.
Could you keep an eye on the gauges while I drive?
Ben sürerken **göstergelere** göz kulak olur musun?
On older airplanes, pilots had to read dozens of different gauges during flight.
Eski uçaklarda, pilotlar uçuş sırasında onlarca farklı **göstergeyi** okumak zorundaydı.