"gain" in Turkish
Definition
Para, deneyim, destek veya avantaj gibi istenen ya da faydalı bir şeyi elde etmek anlamına gelir. Ayrıca miktar, kilo, hız veya güçte artış için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'gain experience', 'gain weight', 'gain access', 'gain support' gibi kalıplarla sık kullanılır. 'Gain', 'get'ten daha resmidir ve iş veya haber dilinde yaygındır. 'Gain weight' ifadesi yaygın, gündelik konuşmada 'put on weight' da kullanılır.
Examples
Our team gained an early lead.
Takımımız erken **avantaj kazandı**.
It took me a while to gain his trust.
Onun güvenini **kazanmak** biraz zamanımı aldı.
The video started to gain attention online overnight.
Video gece boyunca internette **ilgi görmeye** başladı.
Once the car hit the highway, it quickly gained speed.
Araba otoyola çıktıktan sonra hızla **hız kazanmaya** başladı.
She wants to gain more experience before changing jobs.
O işten ayrılmadan önce daha fazla **deneyim kazanmak** istiyor.
He gained five kilos last year.
Geçen yıl beş kilo **aldı**.