"fusion" in Turkish
Definition
İki veya daha fazla şeyin bir araya gelip tek bir bütün oluşturması. Genellikle fikir, tarz veya maddelerin birleşimi için kullanılır; bilimde ise atom çekirdeklerinin birleşerek enerji oluşturması anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
‘Füzyon’ terimi bilim, mutfak ve müzik gibi farklı alanlarda özgün veya güçlü birleşimler için kullanılır; sıradan karışımlardan farklıdır.
Examples
The chef is famous for his fusion of Italian and Japanese food.
Şef, İtalyan ve Japon mutfağının **füzyonu** ile ünlü.
Scientists study nuclear fusion to create clean energy.
Bilim insanları temiz enerji üretmek için nükleer **füzyonu** araştırıyor.
Their music is a fusion of jazz and rock.
Müzikleri, caz ve rock'ın **füzyonu**.
I love trying fusion restaurants because you get the best flavors from different cultures.
Farklı kültürlerin en iyi lezzetlerini tattığım için **füzyon** restoranlarını seviyorum.
The artist’s latest project is a unique fusion of digital art and traditional painting.
Sanatçının son projesi, dijital sanat ile geleneksel resmin benzersiz bir **füzyon**u.
In the future, nuclear fusion could solve a lot of our energy problems.
Gelecekte nükleer **füzyon** birçok enerji problemimizi çözebilir.