"fulfill" بـTurkish
التعريف
Gerekeni yapmak ya da verilen bir sözü, beklenen bir amacı gerçekleştirmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok resmi ve yazılı dilde kullanılır. 'fulfill a dream', 'fulfill a promise', 'fulfill requirements' gibi kalıplarla yaygındır. 'fill' veya 'full' ile karıştırmayın.
أمثلة
She wants to fulfill her dream of becoming a doctor.
Doktor olma hayalini **gerçekleştirmek** istiyor.
The company did not fulfill its promise to lower prices.
Şirket, fiyatları düşürme sözünü **yerine getirmedi**.
You must fulfill all the requirements to get the job.
İşi almak için tüm gereksinimleri **yerine getirmelisin**.
After many years, he's finally starting to fulfill his potential.
Yıllar sonra, nihayet potansiyelini **gerçekleştirmeye** başlıyor.
It's hard to fulfill everyone's expectations all the time.
Herkesin beklentilerini her zaman **karşılamak** zor.
She was relieved to finally fulfill her responsibilities.
Sonunda sorumluluklarını **yerine getirdiği** için rahatladı.