"fulfil" em Turkish
Definição
Gerekli ya da beklenen şeyi yapmak; bir hayali, görevi veya isteği gerçekleştirmek.
Notas de Uso (Turkish)
'Bir görevi yerine getirmek', 'bir hayali gerçekleştirmek', 'gereklilikleri yerine getirmek' gibi ifadelerde kullanılır; çoğunlukla resmi ya da yarı-resmi bir dilde geçer.
Exemplos
She worked hard to fulfil her childhood dream.
Çocukluk hayalini **gerçekleştirmek** için çok çalıştı.
You must fulfil all the requirements to pass the course.
Dersi geçmek için bütün gereklilikleri **yerine getirmelisin**.
Does this job fulfil your needs?
Bu iş senin ihtiyaçlarını **karşılıyor mu**?
It took years, but I finally fulfilled my dream of opening a bakery.
Yıllar sürdü ama sonunda bir fırın açma hayalimi **gerçekleştirdim**.
We promise to fulfil our responsibilities to our customers.
Müşterilerimize karşı sorumluluklarımızı **yerine getirme** sözü veriyoruz.
Not everyone feels fulfilled by a high-paying job.
Herkes yüksek maaşlı bir işte **tatmin olmuş** hissetmeyebilir.