Type any word!

"frosty" in Turkish

buzlusoğuk (hava)mesafeli (kişi)

Definition

Aşırı soğuk, genellikle buz veya kırağı ile kaplı; bir kişi veya tavrın soğuk veya mesafeli olduğunu da anlatabilir.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla hava, yüzey veya içecekler için ('frosty morning', 'frosty glass') kullanılır; biri veya tavrı için de ('frosty reception'). Sadece serinlik için değil, güçlü soğuk veya mesafe anlatır.

Examples

It was a frosty morning, and the ground was white with ice.

**Buzlu** bir sabah vardı ve yerler beyaz buzla kaplıydı.

She gave me a frosty look when I arrived late.

Geç kaldığımda bana **soğuk** bir bakış attı.

The frosty wind made everyone shiver.

**Buzlu** rüzgar herkesi titretti.

His reply was so frosty that I didn't dare ask another question.

Cevabı o kadar **soğuktu** ki başka bir soru sormaya cesaret edemedim.

We drank lemonade from frosty glasses on the porch.

Verandada **buzlu** bardaklarda limonata içtik.

There's always a frosty silence whenever those two are in the same room.

O ikisi aynı odada olduğunda her zaman bir **soğuk** sessizlik olur.