Type any word!

"frogs" in Turkish

kurbağalar

Definition

Hem suda hem karada yaşayabilen, pürüzsüz derili, uzun arka bacaklı ve kuyruksuz küçük hayvanlar. 'Kurbağalar', 'kurbağa'nın çoğul halidir.

Usage Notes (Turkish)

'Kurbağalar' çokluk ifade eder. ‘tree frogs’ (ağaç kurbağaları), ‘poison dart frogs’ (zehirli ok kurbağaları) gibi kombinasyonlarda kullanılır. Bazen deyimlerde de yer alır.

Examples

There are three frogs in the pond.

Gölette üç tane **kurbağa** var.

Frogs can jump very high.

**Kurbağalar** çok yükseğe zıplayabilir.

Children love catching frogs by the river.

Çocuklar nehir kenarında **kurbağa** yakalamayı sever.

Last night, the frogs were so loud I couldn't sleep.

Dün gece **kurbağalar** o kadar ses çıkardı ki uyuyamadım.

Have you ever seen blue frogs? They're really rare.

Hiç mavi **kurbağalar** gördün mü? Gerçekten çok nadirdirler.

Some frogs change color to blend in with their surroundings.

Bazı **kurbağalar** çevrelerine uyum sağlamak için renk değiştirir.