"freeing" بـTurkish
التعريف
Birini veya bir şeyi kısıtlamalardan, baskıdan ya da sınırlandırmalardan kurtaran duygu veya eylem. Rahatlatan ve özgürlük hissi veren bir durumdur.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Freeing' duygu ya da hareketleri tanımlamak için kullanılır; fiziksel ya da duygusal özgürleşme anlamına gelebilir. 'freeing up time' (zaman açmak), 'emotionally freeing' (duygusal olarak rahatlatıcı) sık kullanılan ifadelerdir.
أمثلة
Opening the window was freeing after being indoors all day.
Tüm gün içeride kaldıktan sonra pencereyi açmak gerçekten çok **özgürleştiriciydi**.
She found yoga to be freeing for her mind.
Yoga, onun zihni için **özgürleştirici** olduğunu düşündü.
The bird’s freeing was a happy moment for the children.
Kuşun **özgür bırakılması** çocuklar için mutlu bir andı.
Quitting that stressful job was so freeing for him.
O stresli işi bırakmak onun için çok **özgürleştiriciydi**.
There’s something really freeing about traveling alone.
Yalnız seyahat etmenin gerçekten çok **özgürleştirici** bir tarafı var.
Deleting old emails is surprisingly freeing and satisfying.
Eski e-postaları silmek şaşırtıcı derecede **özgürleştirici** ve tatmin ediciydi.