"frank" in Turkish
Definition
Düşüncelerini doğrudan ve dürüstçe, bazen rahatsız edici şekilde ifade etmek.
Usage Notes (Turkish)
'Açık sözlü' resmi veya gündelik konuşmada kullanılır; 'To be frank...' gibi ifadelerin Türkçesi için uygundur.
Examples
She gave a frank answer to the question.
Soruya **açık sözlü** bir cevap verdi.
My boss is always frank with his feedback.
Patronum her zaman geri bildiriminde **açık sözlü**dür.
Please be frank with me if you have concerns.
Endişelerin varsa lütfen benimle **açık sözlü** ol.
To be frank, I didn’t really enjoy the movie.
**Açık konuşmak gerekirse**, filmi pek beğenmedim.
He appreciates people who are frank and straightforward.
Dürüst ve **açık sözlü** insanları takdir eder.
Let’s have a frank talk about our future plans.
Gelecek planlarımız hakkında **açık sözlü** bir konuşma yapalım.