"franchise" in Turkish
Definition
Franchising, bir kişinin veya grubun, genellikle ücret karşılığında, tanınmış bir şirketin adı, markası ve iş modelini kullanarak iş yapmasına izin veren bir sistemdir. Ayrıca, filmler veya oyunlar gibi bağlantılı ürün dizilerini ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
En çok zincir mağaza, restoranlar için kullanılır ('franchising anlaşması'). Eğlencede ise ürün serisi için geçerli ('Star Wars franchising'). Benzer kelimelerle karıştırmayın.
Examples
Many fast food restaurants operate as a franchise.
Birçok fast food restoranı **franchising** olarak çalışır.
He bought a franchise to open a local store.
Yerel bir mağaza açmak için **franchising** satın aldı.
The 'Harry Potter' movies are part of a popular franchise.
‘Harry Potter’ filmleri popüler bir **franchising** serisinin parçasıdır.
She wants to start her own business, so she's researching which franchise would work best in her town.
Kendi işini kurmak istiyor, bu yüzden hangi **franchising** kasabasında daha iyi çalışır araştırıyor.
Our gym joined a global franchise, so now we have access to more resources and training programs.
Spor salonumuz küresel bir **franchising**e katıldı, artık daha fazla kaynağa ve programa erişebiliyoruz.
Video game franchise like 'Super Mario' have been successful for decades.
'Super Mario' gibi video oyunu **franchising**leri onlarca yıldır başarılı.