"fountain" in Turkish
Definition
Çeşme veya fıskiye, süs amacıyla ya da insanların su içmesi için suyun yukarıya fışkırtıldığı yapıdır. Genellikle park, meydan veya bahçelerde görülür.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle süs amaçlı su fışkırtan yapılar için kullanılır. Amerikan İngilizcesinde 'drinking fountain' içme suyu amacıyla da geçer; 'fountain pen' farklı anlamdadır (dolma kalem).
Examples
The fountain in the park is very pretty.
Parktaki **çeşme** çok güzel.
Children are playing near the fountain.
Çocuklar **çeşmenin** yanında oynuyor.
I drank some water from the fountain at school.
Okuldaki **çeşmeden** su içtim.
We sat by the fountain and talked for an hour.
**Çeşmenin** yanında oturup bir saat konuştuk.
The hotel lobby has a small fountain that makes the place feel calm.
Otelin lobisinde ortamı huzurlu yapan küçük bir **çeşme** var.
Meet me at the fountain in the middle of the square.
Beni meydanın ortasındaki **çeşmede** bul.