"fossil" in Turkish
Definition
Fosil ya da taşıl, çok uzun zaman önce yaşamış canlıların taşlaşmış kalıntısı veya izidir, genellikle kayalarda bulunur.
Usage Notes (Turkish)
Kelime genellikle bilimsel veya eğitim amaçlı, özellikle paleontoloji alanında kullanılır. 'Fosil' bazen çok eski kafa yapısına sahip kişiler için de mecaz anlamda kullanılabilir. 'Fosil yakıtlar' ifadesi kömür, petrol ve doğal gazı içerir.
Examples
The museum has a dinosaur fossil on display.
Müzede bir dinozor **fosili** sergileniyor.
She found a small fossil in the rock.
Kayada küçük bir **fosil** buldu.
A fossil shows what life was like millions of years ago.
Bir **fosil**, milyonlarca yıl önce yaşamın nasıl olduğuna dair bilgi verir.
Did you know that some fossils still have traces of skin or feathers?
Bazı **fosillerde** hâlâ deri veya tüy izleri bulunduğunu biliyor muydun?
Oil and coal are considered fossil fuels.
Petrol ve kömür **fosil** yakıtlar olarak kabul edilir.
My grandfather still uses a typewriter—he’s such a fossil!
Dedem hâlâ daktilo kullanıyor—gerçekten tam bir **fosil**!