"foss" in Turkish
Definition
Kale veya surların etrafına savunma amacıyla kazılan hendek veya siper anlamına gelen eski bir kelimedir.
Usage Notes (Turkish)
Günümüzde kullanılmaz, sadece eski kitaplarda, tarihî romanlarda veya bazı yer adlarında rastlanır. Günlük konuşmada 'hendek' ya da 'kanal' tercih edilir.
Examples
The castle was surrounded by a deep foss.
Kale derin bir **hendek** ile çevriliydi.
The soldiers dug a foss for protection.
Askerler koruma amacıyla bir **hendek** kazdı.
The old map shows a foss around the city walls.
Eski haritada şehir surlarının etrafında bir **hendek** gösteriliyor.
In medieval times, a foss kept invaders at bay.
Orta Çağ'da, **hendek** istilacıları engelliyordu.
You might spot the word foss in old history books or legends.
Eski tarih kitaplarında veya efsanelerde **hendek** kelimesine rastlayabilirsin.
The place name 'Norham-on-Tweed' is said to refer to an ancient foss.
'Norham-on-Tweed' adlı yer adının eski bir **hendek**e atıfta bulunduğu söylenir.