Type any word!

"forsake" in Turkish

terk etmekyüzüstü bırakmak

Definition

Birini ya da bir şeyi, özellikle ihtiyaç duyulduğunda tamamen bırakmak ya da önemli bir şeyden vazgeçmek.

Usage Notes (Turkish)

Resmi ve edebi bir kelimedir; günlük konuşmada nadiren kullanılır. Eski, dini veya dramatik anlatımlarda karşılaşılır. Günümüzde 'abandon', 'leave', 'give up' daha çok tercih edilir.

Examples

He promised never to forsake his family.

Ailesini asla **terk etmeyeceğine** söz verdi.

Do not forsake your dreams.

Hayallerini **terk etme**.

Many people felt forsaken during the crisis.

Kriz sırasında birçok insan kendini **terkedilmiş** hissetti.

She felt forsaken by her old friends when she moved away.

Taşındığında, eski arkadaşları tarafından **terkedilmiş** hissetti.

He decided to forsake his job to travel the world.

Dünyayı gezmek için işini **terk etmeye** karar verdi.

'I will never forsake you,' she whispered.

'Seni asla **terk etmeyeceğim**,' diye fısıldadı.