"forsake" in Turkish
Definition
Birini ya da bir şeyi, özellikle ihtiyaç duyulduğunda tamamen bırakmak ya da önemli bir şeyden vazgeçmek.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve edebi bir kelimedir; günlük konuşmada nadiren kullanılır. Eski, dini veya dramatik anlatımlarda karşılaşılır. Günümüzde 'abandon', 'leave', 'give up' daha çok tercih edilir.
Examples
He promised never to forsake his family.
Ailesini asla **terk etmeyeceğine** söz verdi.
Do not forsake your dreams.
Hayallerini **terk etme**.
Many people felt forsaken during the crisis.
Kriz sırasında birçok insan kendini **terkedilmiş** hissetti.
She felt forsaken by her old friends when she moved away.
Taşındığında, eski arkadaşları tarafından **terkedilmiş** hissetti.
He decided to forsake his job to travel the world.
Dünyayı gezmek için işini **terk etmeye** karar verdi.
'I will never forsake you,' she whispered.
'Seni asla **terk etmeyeceğim**,' diye fısıldadı.