"ford" in Turkish
Definition
Nehir veya derenin insanların, hayvanların ya da araçların geçebileceği kadar sığ olan kısmı. Fiil olarak da, bu tür bir yerden suyun içinden geçmek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle coğrafya, tarih ya da edebiyatta veya açık alanlarda kullanılır; günlük konuşmalarda yaygın değildir. 'ford a river' suyun içinden geçmek anlamındadır, köprüden geçmek değildir.
Examples
We crossed the river at a ford.
Nehri bir **sığ geçit**ten geçtik.
The map shows a ford near the village.
Haritada köyün yakınında bir **sığ geçit** gösteriliyor.
The horses used the ford to cross the stream.
Atlar, dereyi geçmek için **sığ geçit** kullandı.
If the bridge is closed, we can ford the river farther upstream.
Köprü kapalıysa, daha yukarıda nehri **sığdan geçebiliriz**.
After all that rain, the ford is probably too deep to use.
Onca yağmurdan sonra, **sığ geçit** muhtemelen çok derindir.
The guide said we should wait until morning before trying to ford the stream.
Rehber, dereyi **sığdan geçmeye** çalışmadan önce sabaha kadar beklememizi söyledi.