"footloose" in Turkish
Definition
Hiçbir sorumluluk ya da zorunluluğu olmadan istediğini yapabilen kişi için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumlu ve samimi bir anlam taşır, özgürlüğünü yaşayan yetişkinler veya gezginler için söylenir. 'footloose and fancy-free' ifadesiyle sıkça kullanılır. Çocuklar veya tembellik anlamı taşımaz.
Examples
After graduation, she felt footloose and ready to travel the world.
Mezun olduktan sonra kendini tamamen **özgür** hissetti ve dünyayı gezmeye hazırdı.
He likes being footloose because he can move to a new city anytime.
**Özgür** olmayı seviyor çünkü istediği zaman yeni bir şehre taşınabiliyor.
Young people often dream of living a footloose life.
Gençler genellikle **özgür** bir hayat yaşamayı hayal ederler.
These days, I'm totally footloose and loving every minute of it.
Bu aralar tamamen **özgürüm** ve her anının tadını çıkarıyorum.
She broke up with her boyfriend to be footloose again.
Tekrar **özgür** olmak için erkek arkadaşından ayrıldı.
If you want to be footloose and travel, now’s your chance!
Eğer **özgür** olmak ve seyahat etmek istiyorsan, şimdi tam zamanı!