"folding" in Turkish
Definition
Bir şeyi kendi üzerine katlama eylemi ya da kolay saklama veya taşıma için katlanabilir olan eşyaları tanımlar (ör. katlanır sandalye).
Usage Notes (Turkish)
Sıfat olarak her zaman ismin önünde kullanılır ('katlanır masa'). Mutfakta malzemeleri yavaşça karıştırmayı belirtir. Pokerde el bırakmak anlamında kullanılır.
Examples
We brought folding chairs for the picnic.
Pikniğe **katlanır** sandalyeler getirdik.
She is folding the clothes and putting them in the drawer.
O, kıyafetleri **katlıyor** ve çekmeceye koyuyor.
This folding table is very useful for small apartments.
Bu **katlanır** masa küçük daireler için çok kullanışlı.
Gently start folding the egg whites into the batter — don't stir or you'll lose the air.
Yumurta beyazlarını harca nazikçe **katlamaya** başlayın—karıştırmayın, yoksa kabarıklığını kaybedersiniz.
After folding under pressure all season, he finally held his nerve in the final game.
Tüm sezon boyunca baskı altında **pes ettikten** sonra, sonunda son maçta direndi.
He pulled out a worn folding map and traced the route with his finger.
Yıpranmış bir **katlanır** harita çıkardı ve parmağıyla rotayı takip etti.