"flux" in Turkish
Definition
Bir şeyin sürekli değişim veya hareket halinde olduğu durum. Hem bilimsel alanlarda, hem de durağan olmayan durumları anlatmakta kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
‘Flux’ resmi ve teknik/bilimsel bir kelimedir. ‘in flux’ deyimi değişen veya belirsiz bir durumu anlatır. Fiziksel nesnelerin hareketi için ‘akış’ kullanılır.
Examples
The city's population is in flux because many people move in and out.
Şehir nüfusu sürekli giriş çıkışlar nedeniyle **akış** halinde.
The project is still in flux and many details may change.
Proje hâlâ **akış**/**değişim durumu**nda ve birçok detay değişebilir.
Heat flux is important in studying climate.
İklim çalışmasında ısı **akışı** önemlidir.
Everything seems to be in flux these days—it's hard to keep up.
Bugünlerde her şey **akış**/**değişim halinde**—yakalamak zor.
The technology world is always in flux, with new ideas coming up constantly.
Teknoloji dünyası her zaman **akış**/**değişim durumu**nda; sürekli yeni fikirler ortaya çıkıyor.
After the merger, many employees felt their roles were in flux.
Birleşmeden sonra birçok çalışan rolleri **değişim hâlinde** hissetti.