"floater" in Turkish
Definition
'Yüzer', suda yüzen bir nesne, geçici veya yedek çalışan ya da gözde hareket eden küçük lekeler anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genelde gayriresmî/argodur. Tıbbi olarak 'gözde uçuşan cisimler' anlamında yaygındır. Çalışan anlamında 'yedek eleman' ya da 'geçici' için kullanılır. Yüzme ekipmanında sadece 'yüzer' veya 'simidi' yeterli olur.
Examples
The pool has a floater to help people swim safely.
Havuzda insanların güvenle yüzebilmesi için bir **yüzer** var.
I saw a small floater in my eye this morning.
Bu sabah gözümde küçük bir **yüzer** (göz noktası) gördüm.
Sarah works as a floater in the office.
Sarah, ofiste **geçici çalışan** olarak çalışıyor.
If you notice a sudden increase in floaters in your vision, see a doctor.
Gözünüzde aniden çok fazla **yüzer** (gözde leke) görürseniz doktora gidin.
The company hires extra floaters during busy seasons.
Şirket, yoğun sezonlarda ekstra **geçici çalışanlar** işe alıyor.
Kids love playing with floaters in the pool all summer long.
Çocuklar yaz boyunca havuzda **yüzerler** ile oynamayı çok sever.