"fisher" in Turkish
Definition
Balık avlayan kişi; genellikle meslek olarak veya düzenli olarak balık tutan kimse.
Usage Notes (Turkish)
Günlük hayatta 'balıkçı' daha fazla duyulur; resmi veya toplumsal cinsiyet açısından tarafsız dillerde 'fisher' tercih edilir. 'balık' veya 'balık tutmak' ile karıştırmayın.
Examples
The fisher sold fresh fish at the market.
**Balıkçı** pazarda taze balık sattı.
My uncle is a fisher by trade.
Amcam meslek olarak **balıkçı**dır.
Each fisher needs a boat and nets.
Her **balıkçı**nın tekneye ve ağa ihtiyacı vardır.
The village has supported local fishers for generations.
Köy, nesillerdir yerel **balıkçıları** destekliyor.
A lot of small fishers are struggling because of new rules.
Birçok küçük **balıkçı** yeni kurallardan dolayı zorlanıyor.
The report asked how climate change is affecting coastal fishers.
Rapor, iklim değişikliğinin kıyıdaki **balıkçıları** nasıl etkilediğini sordu.