"fiend" in Turkish
Definition
‘Fiend’, şeytan ya da canavar gibi çok kötü veya zalim bir varlığı ifade eder. Aynı zamanda bir şeye aşırı düşkün ya da takıntılı kimse için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olarak kötü varlıklar için kullanılır; gündelik dilde bir şeye aşırı tutkulu kişiler için de kullanılır ('çikolata fiend' gibi). 'Friend' ile karıştırmayın. 'Fan'dan daha güçlü, genellikle esprili ya da olumsuz bir tonda geçer.
Examples
The villain in the story was a terrible fiend.
Hikayedeki kötü karakter tam bir **iblis**ti.
He acted like a fiend during the fight.
Kavgada tam bir **canavar** gibi davrandı.
She is a real chocolate fiend and eats it every day.
O tam bir **çikolata düşkünü**; her gün yer.
My brother is a video game fiend; he stays up all night playing.
Kardeşim tam bir **video oyun düşkünü**; bütün gece oyun oynar.
Don't be such a sugar fiend—save some cake for others!
Bu kadar **şeker düşkünü** olma—başkaları için de biraz kek bırak!
That puzzle was designed by a real fiend—it was impossible to solve!
O bulmacayı gerçek bir **iblis** hazırlamış—çözmek imkânsızdı!