"fences" in Turkish
Definition
Genellikle ahşap, metal veya telli uzun yapılar; bir alanın sınırını belirtmek, korumak veya alanları ayırmak için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Fiziksel engeller dışında, kişisel veya sosyal sınırları mecazi anlamda anlatmak için de kullanılır. Çoğunlukla çoğul olarak kullanılır. Sıkça: 'çit yapmak', 'çit onarmak'. 'Mend fences' ilişkileri düzeltmek anlamına da gelir.
Examples
The farm has many fences around the fields.
Çiftliğin tarlalarının etrafında birçok **çitler** var.
They painted the fences white.
**Çitleri** beyaza boyadılar.
Children should not climb the fences.
Çocuklar **çitlere** tırmanmamalıdır.
Old fences sometimes make a yard feel cozy.
Eski **çitler** bazen bahçeye samimi bir hava katar.
There are no fences between our yards, so we share the space.
Bahçelerimizin arasında **çitler** yok, bu yüzden alanı paylaşıyoruz.
After the storm, several fences were damaged and had to be fixed.
Fırtınadan sonra bazı **çitler** zarar gördü ve tamir edilmeliydi.