"feast" in Turkish
Definition
Ziyafet, genellikle bir kutlama veya önemli bir olay için düzenlenen büyük ve özel bir yemektir. Ayrıca 'göz şöleni' gibi bir şeyi büyük bir keyifle izlemek anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Ziyafet' ve 'şölen' özel ve kutlama havasını taşır; günlük yemekler için kullanılmaz. Özellikle 'feast on' için 'yemeklere doymak' veya 'şölen yaşamak' gibi ifade edilir.
Examples
They made a big feast for the wedding.
Düğün için büyük bir **ziyafet** hazırladılar.
After the harvest, the village had a feast.
Hasattan sonra köyde bir **ziyafet** verildi.
The table was full of food for the feast.
**Ziyafet** için masa yemekle doluydu.
We absolutely feasted on homemade pasta at my aunt's house.
Teyzemin evinde ev yapımı makarnaya gerçekten **ziyafet çektik**.
The final scene is a feast for the eyes.
Final sahnesi tam anlamıyla gözler için bir **şölen**di.
For my grandmother, Sunday lunch is basically a family feast.
Büyükannem için pazar öğle yemeği adeta bir aile **ziyafeti**.