"fame" in Turkish
Definition
Bir kişinin yetenek, başarı veya medya ilgisiyle geniş çapta tanınması ve bilinmesi durumuna şöhret denir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla sayılamaz; 'şöhret kazanmak', 'şöhrete kavuşmak' gibi kalıplarda kullanılır. Genellikle olumlu veya ışıltılı, bazen de stresli olabilir.
Examples
She gained fame after her first movie.
İlk filminden sonra **şöhret** kazandı.
He wants fame, but not a quiet life.
O **şöhret** istiyor ama sessiz bir hayat istemiyor.
The singer found fame at a young age.
Şarkıcı genç yaşta **şöhret** buldu.
Overnight fame sounds exciting, but it can mess up your life.
Bir gecede gelen **şöhret** heyecan verici gelebilir ama hayatını alt üst edebilir.
He handled fame better than most people expected.
O, **şöhret** ile çoğu insanın beklediğinden daha iyi başa çıktı.
Her only real claim to fame is that viral video from years ago.
Onun gerçek **şöhret** iddiası, yıllar önceki o viral videodur.