"faith" in Turkish
Definition
Bir kişi, şey ya da dine sağlam bir şekilde inanma ya da güvenme durumu. Kanıt olmadan da bu inanç olabilir; genellikle dini inanç veya iyimser bir umut anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'inanç' genellikle sayılamaz ve hem dini hem duygusal bağlamlarda kullanılır. 'Birine/bir şeye inanç', 'inancını kaybetmek', 'inancını korumak' gibi kalıplar sık kullanılır. 'İnanç' sıradan 'güven'den daha derin anlam taşır.
Examples
She has faith in her doctor.
Doktoruna karşı **inancı** var.
His faith helps him in hard times.
**İnancı** zor zamanlarda ona yardım ediyor.
I still have faith that we can win.
Hâlâ kazanabileceğimize dair **inancım** var.
After all the delays, people started to lose faith in the project.
Tüm gecikmelerden sonra insanlar projeye olan **inancını** kaybetmeye başladı.
My grandma's faith has always been a big part of her life.
Büyükannemin **inancı** her zaman hayatının büyük bir parçası olmuştur.
I know things look bad right now, but try to keep the faith.
Biliyorum şu anda işler kötü görünüyor, ama lütfen **inancını** korumaya çalış.