Herhangi bir kelime yazın!

"faire" in Turkish

adilaçık renkli (saç ya da ten)

Definition

Herkesi eşit şekilde ve adilce davranmak, hile yapmadan ve kurallara uygun hareket etmek. Ayrıca açık renkli saç veya teni tanımlamakta kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Resmi ve günlük dilde kullanılır. 'fair play', 'fair chance', 'fair enough' gibi kalıplarda sıkça rastlanır. 'Fare' (yol ücreti) ile karıştırmayın. Açık renkli saç/ten için de geçerlidir.

Examples

She has fair hair and blue eyes.

Onun **açık renkli** saçları ve mavi gözleri var.

That wasn't a fair game because someone cheated.

Biri hile yaptığı için bu **adil** bir oyun değildi.

Let's be fair—he did apologize for his mistake.

**Adil** olalım—hatası için özür diledi.

"That’s not fair!" the child shouted when she lost the game.

"Bu **adil** değil!" Oyunu kaybeden çocuk bağırdı.

"Fair enough," he said after hearing her explanation.

"**Tamam, kabul ediyorum**," dedi onun açıklamasını dinledikten sonra.

It's fair to give everyone the same chance.

Herkese aynı şansı vermek **adil**dir.