"faded" in Turkish
Definition
Bir şeyin rengi, sesi, hafızası veya duygusu zamanla eski parlaklığını ve canlılığını kaybetmiş, solmuş ya da zayıflamış olması.
Usage Notes (Turkish)
'Solmuş fotoğraf', 'solmuş anı' gibi kalıplarda kullanılır. Rengin, sesin veya duygunun zamanla kaybolduğunu anlatır. Çoğunlukla nötr anlama sahip.
Examples
His blue shirt is faded from washing it too much.
Mavi gömleği çok yıkandığı için tamamen **solmuş**.
The old photograph is faded but you can still see our faces.
Eski fotoğraf **solmuş**, ama hâlâ yüzlerimizi görebiliyorsun.
The flowers in the vase have faded and lost their bright colors.
Vazodaki çiçekler **solmuş** ve canlı renklerini kaybetmiş.
My memories of childhood have faded over the years.
Çocukluk anılarım yıllar içinde **soldu**.
After hours in the sun, the print on her dress was totally faded.
Saatlerce güneşin altında kaldıktan sonra elbisesinin deseni tamamen **solmuş**tu.
The excitement about the new phone quickly faded once people realized its flaws.
Yeni telefonla ilgili heyecan, insanlar kusurlarını fark edince hızlıca **soldu**.